Türkiye ile Hong Kong arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi

Özet

Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı Hong Kong Özel İdare Bölgesi arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA), tarafların iç onay süreçlerini tamamlamalarının ardından 30 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu anlaşma, iki ülke arasında gelir üzerinden alınan vergiler bakımından çifte vergilendirmeyi ortadan kaldırmayı ve vergi kaçakçılığı ile vergiden kaçınmanın önlenmesini amaçlamaktadır.

1. Anlaşmanın İmzalanması ve Onay Süreci

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hong Kong Özel İdare Bölgesi Hükümeti arasında “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması” ve buna ilişkin Protokol, 24 Eylül 2024 tarihinde Hong Kong’da imzalanmıştır.

Anlaşma, Türkiye açısından 30 Aralık 2025 tarihli ve 10782 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış ve 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

2. Yürürlüğe Giriş Tarihi

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, taraf ülkelerin kendi iç hukuklarında öngörülen onay süreçlerini tamamladıklarını karşılıklı olarak bildirmelerine bağlanmıştır.

Bu kapsamda;

  • Taraflar gerekli bildirimleri tamamlamış,
  • Son bildirimin yapılmasını takiben 30 günlük sürenin dolmasıyla birlikte

anlaşma 30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

3. Anlaşmanın Uygulanma Dönemi

Yürürlüğe giren anlaşma hükümleri, taraf ülkelerde farklı başlangıç tarihlerine göre uygulanacaktır:

ÜlkeUygulama Başlangıcı
Hong Kong1 Nisan 2027 ve sonrasında başlayan vergilendirme dönemleri
Türkiye1 Ocak 2027 ve sonrasında başlayan vergilendirme dönemleri

4. Anlaşmanın Amacı ve Kapsamı

Söz konusu anlaşma ile;

  • Aynı gelir üzerinden iki ülkede birden vergi alınmasının önüne geçilmesi,
  • Yatırım ve ticari faaliyetlerin teşvik edilmesi,
  • Uluslararası ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi,
  • Vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınma ile mücadele edilmesi

hedeflenmektedir.

Bu çerçevede anlaşma, gelir unsurlarının hangi ülkede ve hangi koşullarda vergilendirileceğini belirleyen hükümler içermektedir.

5. Genel Değerlendirme

Türkiye ile Hong Kong arasında yürürlüğe giren bu anlaşma, özellikle uluslararası ticaret ve yatırım yapan mükellefler açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

Anlaşma sayesinde;

  • Çifte vergilendirme riski azaltılacak,
  • Vergisel belirsizlikler giderilecek,
  • İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler daha öngörülebilir hale gelecektir.

Sonuç

30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye–Hong Kong Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması, 2027 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak olup, uluslararası faaliyetlerde bulunan mükellefler açısından önemli sonuçlar doğuracaktır.

Bu nedenle, ilgili mükelleflerin anlaşma hükümlerini dikkate alarak vergi planlamalarını gözden geçirmeleri önem arz etmektedir.

Mali Yöntem

Mali Yöntem Denetim ve Danışmanlık Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; “Mali Yöntem Denetim ve Danışmanlık” bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. “Mali Yöntem”, söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. “Mali Yöntem”, söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.